08 Mart 2010

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Ahmet Haşim

Geçen gün Ahmet Haşim'in mart ayı ile ilgili yazdıkları aklıma gelince evde kitaplarını ortalık yere çıkardım. Tekrar bir göz atmakta fayda var diye düşünüyordum. Bugün de Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile zihnen yine Ahmet Haşim'i anınca aklıma gelen yazısından bir bölümü paylaşmadan olmazdı.

Erkekleşme başlıklı yazısının sonunda şöyle diyor üstat:

"Binlerce asırlık erkek medeniyetini anlamak ve benimsemek için işe pek geç koyulan kadın, şimdi müthiş bir hızla çalışmaya mahkumdur. Er geç, zihin yorgunluğu, dünya yüzünü, saçı vaktinden evvel dökülmüş, cascavlak fikir kadını başları ile de dolduracaktır."


Haşim şiirde büyük olduğu gibi, denemede de büyük. Büyük bir keyif ve hayranlıkla okuyor ve tavsiye ediyorum.

03 Şubat 2010

At Gözlüklü Ben

Zeki, farklı ve özgür düşünebilen insanlardan olduğuna inandığım zevatın bazı olaylar karşısında at gözlüğü takmış gibi değerlendirmeler yapmaları beni ciddi ciddi korkutuyor.

Yanlış anlaşılmasın; endişelerim onlarla ilgili değil.

Acaba ben de onlar gibi mi yapıyorum? İşime gelmedi mi başka şeyler mi söylüyorum?

Öyleyse vay halime :(

18 Ocak 2010

TED

TED, 1984 yılında ilk defa düzenlenmeye başlayan Technology, Entertainment, Design (Teknoloji, Eğlence, Dizayn) kelimelerin baş harflerinin bir araya gelmesi ile oluşmuş bir beyin fırtınası konferansının adıdır.

Long Beach, California TED ile Oxford İngiltere'de TEDGlobal konferansları dışında farklı ülkelerde de TEDx lisansı ile düzenlenmektedir. Türkiye'de TEDxBosphorus, TEDxReset, TEDxIstanbul, TEDxInnovation, TEDxSilkRoad gibi farklı isimlerle de düzenlendi ve düzenlenecek...

Bildiğim kadarı ile Türkiye'de ilk konferans TEDxBosphorus idi. 23 Kasım 2009'da İstanbul Modern'de düzenlendi. Gitmeyi bırak, yapılacağından ancak bir gün önce haberim oldu :(

14 Ocak 2010'da ise TedxReset gerçekleşti. Katılma fırsatım oldu. Daha sonra detaylı olarak yazacağım.

Yakında da TEDxIstanbul var. 23 Ocak 2010 Cumartesi günü Sabancı Müzesi'nde "Toleransın Sınırları" (The Limits of Tolerance) başlığı altında düzenlenecek.

Bugün için TEDxInnovation ile TEDxSilkRoad hakkında detaylı bir bilgi yok.

Soru: TED Nedir?
TED Konferanslarını en iyi ne olduğunun anlamanın yolu TEDTalk'dan videoları izlemektir :) Benim size tavsiyem de Barry Schwartz'ın Bilgeliği Kaybedişimiz Üzerine videosu...

13 Ocak 2010

Kötü Bir Konuşmacı

Hasbelkader bir canlı yayında bloglar hakkında konuştum. Yakın zamanda da canlı yayın kaydını izledim. Açıkcası keşke izlemez olaydım; konuşma özürlü olduğumu bilmiyordum :(

Cümlelerim yarım yamalak idi; düşüncelerim daldan dala geçiyordu. Oysa ki söyleyecek çok şeyim vardı.

Birkaç gün boyunca durumum hakkımda oldukça düşündüm. Neden böyle olduğu, canımı çok sıktı. Konuşma özürlü olmak isteyeceğim son şeydi.

Sonunda oldukça makul bir açıklama buldum :)

Ben konuşurken düşünüyorum. Hatta içimden kendi kendime konuşmak veya hayali konuşmalar yapmak her zaman iyi fikirler bulmamı sağlamıyor mu?

O gün hiçbir hazırlık yapmadan gittiğimden, konuşurken düşünüyor ve aklıma gelenleri sıralıyordum. Stres altında olduğum için de oldukça fazla şey aklıma geliyor ve birini tam bitirmeden diğerine, ondan da başka bir lafa atlıyordum. Bu bazen daha iyi nasıl söylerim, daha iyi nasıl ifade ederim şeklinde olduğundan aynı şeyleri tekrarlıyordum.

Benim çokça söylediğim bir laf vardır: "İnsan en büyük kendini aldatandır." Benim durumum da böyle bir şey olabilir ama en azından rahatlamış oldum. Kaç gündür iyice seyrekleşmiş saçlarım ve kocaman olmuş yüzüm kendimden nefret ettirmeye başlamıştı.

08 Ocak 2010

En Önemli Beş Soru

Kitabın tam adı şöyle:  Şirketiniz hakkında sormanın gereken en önemli beş soru. Optimist Yayinlari 2008'de Merih Şengönül  çevirisi ile basmış. 

Kitap Peter F. Drucker'ın bir makalesine günümüzün saygın ve takdir edilen  beş  önemli  yazarının katkıları ile ortaya çıkmış. Bunlar Jim Collins, Philip Kotler, James Kouzes, Judith Rodin ve V. Kasturi Rangan. Ayrıca da Frances Hesselbein'in katkıları da var.

İşin özü olan beş soru da şöyle:
1. Misyonumuz nedir?
2. Müşterimiz kimdir?
3. Müşteri neye deger verir?
4. Sonuclarımız neler?
5. Planımız nedir?

Sorular basit değil mı? Ya bu basit soruları kolayca cevaplayabilir mısınız?

06 Ocak 2010

Bedava Su veya Ücretli Hava

Forbes 2010 Ocak sayısında "Su, Her Yer Su" başlıklı yazıyı okuyunca, suyu hala bedava kullanan ülkelerin olduğunu öğrendim. Özetle yazı şunu söylüyor: Devlet tarafından su arzı sübvanse edildiği, sürece temiz su kaynaklarının sürdürülebilirliği olanaksız.

Türkiye'de ise biz suya ciddi para ödüyoruz. Bildiğim kadarı ile de İstanbul'da kayıp su oranını azaltmak için büyük yatırımlar yapılıyor. Konu bizi pek ilgilendirmiyor gibi.

Ancak yazıda dikkat çeken bir başka detay var: Suyun bir insan hakkı olduğunu ve bedava olmasının gerektiğini söyleyen bir lobiden bahsetmişler.

Buna katılmıyorum. Ortak veya bedava olan şey dikkatli ve tutumlu kullanılmayacağını düşünüyorum. Hatta bu noktadan biraz daha ileri giderek, havanın da paralı olması gerektiğini söyleyebilirim. Elbette devlet gelirlerinin çarçur edilmediği gelir adaletinin sağlandığı bir yönetim altında.

Not: Bu kadar yazdıktan sonra Orhan Veli'nin şiirini paylaşmadan olur mu?
Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekânlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava
.

05 Ocak 2010

Turkcell Blog: "Mobil Hasar ile Hasar Bilgisi Cep’te!"

Turkcell de blog tutuyor, paylaşıyor. İşte dikkate değer bir servis: "Mobil Hasar ile Hasar Bilgisi Cep’te!"

MOBIL HASAR SMS servisi ile mevcut araçlarınızın veya satın alacağınız 2.el araçların hasar bilgilerini rahatlıkla sorgulayabildiğinizi biliyor muydunuz?

Ayrıca istediğiniz aracın trafik ya da kasko poliçelerinin ne durumda olduğunu, sadece bir SMS ile öğrenebiliyorsunuz.

04 Ocak 2010

2010 Yılı Yazarları

UNESCO tarafından “Yıldönümlerinin Kutlanması” olarak gerçekleşen ve "insanlığa, barışa ve kültüre katkı yapmış kişiler ve olayların bütün dünya tarafından tanınması, bilinmesi ve takdir edilmesi" için yapılan etkinliklerden esinlenerek kişisel olarak kendi özel yıllarımı oluşturmaya karar verdim :)

Bu sene için iki yazarı "2010 Yazarları" olarak seçtim:
  • Peter F. Drucker
  • Abdülhak Şinası Hisar
Şöyle olacak:
  • Elimde olan tüm kitaplarını tekrar okuyacağım
  • Piyasada satışı olan eserlerini de kütüphaneme katacağım
  • Onlar hakkında yazılanları toplayacağım
  • Onlar hakkında Vikipedi'de içerik oluşturacağım
  • Beğendiğim alıntıları paylaşacağım
  • Ve aklıma onlar hakkında aklıma ne gelirse yapacağım :)
Olur mu? Hiç belli olmaz! Sürdürülebilir mi? O da belli olmaz!

UNESCO'ya tekrar dönecek olursak ilk defa 1956 yılında “Yıldönümlerinin Kutlanması” programını başlatmış. Bizimle alakalı 1996'dan bugüne altı program olmuş.
  • 1996'da Nasreddin Hoca’nın 700. ölüm yıldönümü
  • 1997'de Türk yazar ve şairi, eski Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Ali Yücel’in 100. doğum yıldönümü
  • 1999'da Türk Şairi Şeyh Galib’in 200. ölüm yıldönümü
  • Yine 1999'da Osmanlı Kültürünün ve Kültürel Çeşitliliğinin oluşumunun 700. yılı
  • 2002'de Nazım Hikmet’in 100. doğum yıldönümü
  • Ve son olarak 2007'de Şair ve felsefeci Mevlana Celaleddin-i Belhi-Rumi’nin 800. doğum yıldönümü

2010 ise Biyolojik Çeşitlilik ve Kültürel Yakınlaşma yılı oluyor.

03 Ocak 2010

Ertuğrul Özkök'ün Artık Yapabilecekleri

Ertuğrul Özkök'ün Hürriyet GYY görevinden ayrıldığının haberini yolda okur okumaz, onu çok seven bir arkadaşımı hemen aradım ve haber verdim. Bir saat içinde tekrar görüştüğümüzde çok üzüldüğünü söyledi. Oysa ki ben çok sevinmiştim!

Artık Özkök'ün yazacağı kitapları okuyabilecektim. Özellikle yazacağını düşündüğüm GYY anılarını çok merak ediyordum. Belki roman bile yazardı :)

Bugün Özkök "genel yayın yönetmenliğini bırakmaya değmez mi?" diye birkaç şey yazmış:
* Artık Saracoğlu’nda Fenerbahçe formasıyla maç seyredebileceğim.
* Artık yazdıklarım, bazı komplo teorisyenleri tarafından “patronumun” veya “çalıştığım kurumun resmi görüşü” gibi algılanmayacak.
* Köşemde yazılanların sadece şahsi düşüncem olduğunu hissedip, bunun hafifliğini yaşayacağım.
* Artık uzun öğle yemekleri yiyebileceğim.
* Artık dünyada olup biteni çok daha yakından izleyebileceğim.
* Artık Coldplay konserlerini ıskalamayacağım.
* Artık sabahları Tansu’yla uzun uzun kahve içebileceğim.
* Artık Yemen’e gidebileceğim.
* Artık sadece kendim olabileceğim.
Söyleyin genel yayın yönetmenliğini bırakmaya değmez mi?
Siz söylemeyin ben söyleyeyim.
Değer...

02 Ocak 2010

Yeni Yıl Kalıp Sözü: İyi Yıllar

Atasözleri, deyimler, ikilemeler gibi iletişimi kolaylaştıran kalıp sözler de söz varlığımızın önemli bir parçasıdır. Bu konuda biraz araştırma yapınca bilig Dergisi'nde Yrd.Doç.Dr. Hürriyet GÖKDAYI'nın "Türkçede Kalıp Sözler" başlıklı güzel bir çalışmaya ulaştım.

"...önceden belirli bir biçime girip öylece hafızada saklanan, söyleneceği sırada yeniden üretilmeyip olduğu gibi hatırlanarak ve eğer gerekiyorsa bazı ekleme ve çıkarmalar yapılarak kullanılan, tek bir sözcükten, ardışık veya aralı sözcüklerden oluşabilen, belirli durumlarda toplumun benimsendiği sözleri sunarak iletişimin kurulmasına veya devamına yardım eden ve kullanım yerleri çok sınırlı olan kalıplaşmış dil birimleridir."
Hayırdua ve iyi dilek bildirenler: Güle güle oturun, Allah razı olsun, Allah ne muradın varsa versin, Mutlu yıllar, Doğum günün kutlu olsun, İyi bayramlar
Küfür, beddua-ilenç bildirenler: Lanet olsun, Allah cezasını versin, Allah kahretsin, Allah bela(sı)nı versin
Duygusal tepkileri dile getirenler (Korku, sevinç, şaşkınlık, acıma, çağrı,
buyruk, yasaklama, vb.):
Güler misin ağlar mısın?, Allah aşkına, Aklına şaşayım,
Allah çarpsın, Güleriz ağlanacak halimize
Selamlaşma bildirenler: Günaydın, İyi akşamlar, İyi sabahlar, Selamünaleyküm, İyi günler, Merhaba
Ayrılık bildirenler: Hoşça kal, Görüşmek üzere, İyi yolculuklar, Görüşürüz,
Allah'a ısmarladık, Elveda
Batıl inançları bildirenler: İyi saatte olsunlar, Şeytan kulağına kurşun, Elemtere fiş kem gözlere şiş, Nazar değmesin
Bir istek bildirenler: Saatiniz var mı?, Ateşiniz var mı?, Sadede gelelim, Bize de buyurun, Gereğini arz ederim, Durakta inecek var, Bana müsaade
Konuşanı veya dinleyeni yüceltme bildirenler: Senden (sizden) iyi olmasın, Sözünü balla kestim, Estağfurullah, Rahatsız ediyorum, Rica ederim
Bir isteği kabul veya reddetme bildirenler: Baş üstüne, Eyvallah, Amenna, Allah derim, Âmin, Emredersiniz, Maalesef, Maatteessüf
Dinleyeni eleştirme, uyarma, tehdit etme bildirenler: Ben sana gösteririm, Benden günah gitti, Benden söylemesi, Dikkat, Dikkatli ol, Kendine dikkat et, Ağzına acı biber sürerim, Alacağın olsun, Allah'tan korkmaz kuldan utanmaz
Genel bir davranış veya düşünce bildirenler: Korkunun ecele faydası yoktur, Tarih tekerrürden ibarettir, Tebdil-i mekanda ferahlık vardır, Her şey olacağına varır
Töre, gelenek ve kültürel değerleri yansıtanlar: Elçiye zeval olmaz, Yediğin içtiğin senin olsun gezdiğin gördüğün yerleri anlat, Ölülerin ardından kötü söz söylenmez, Ellerinizden öperim, Küçüklerin gözlerinden öperim, Ayıptır söylemesi
Dini inançları bildirenler: Allah bilir, Günah, Allah kerim, Kadere meydan okunmaz, Allah’tan geldi, Takdir-i ilahi
Soru sorup cevap isteyenler: Eş olarak kabul ediyor musunuz?, Hemşe(h)rim memleket nere?, Merhumu nasıl bilirdiniz?
Özür dileme bildirenler: Pardon, Af edersin, Kusura bakma, Kusura kalma, Özür dilerim
Sembolik olarak ödüllendirme bildirenler: Aferin, Bravo, Berhudar ol, Su gibi aziz ol, El öpenlerin çok olsun
Minnet, teşekkür bildirenler: Teşekkür ederim, Teşekkürler, Sağ ol(un), Elin(iz)e sağlık, Zahmet oldu
Yeni yıla girerken çokça duyduğumuz veya da çokça söylediğimiz "iyi yıllar" kalıp sözüne elimde olmadan takıldım.

01 Ocak 2010

2010 Reboot

Yeni yıla yeni bir tasarım ile başlıyorum.

Eskiden olduğu gibi yazmak, yazı ile yenilenmek istiyorum. Bu yazı yazma düşüncesi böyle acayip bir durum. İnsanı iyi hissettiriyor.

Hemen öyle çok şey beklemeyin. Isınmam lazım. Söz de vermiyorum ama kesinlikle yazmak istiyorum.