10 Temmuz 2008

Kalabalık Et Yığının Bir Parçasıyım Yani Saftaronum

Geçenlerde Oral Çalışlar yeni yazmaya başladığı Radikal'de bir okur e-postasını köşesine taşıdı. Şöyle deniliyor:
İlla şart mıdır, cahil bırakılmış, televizyon ile uyutulmuş, geleneklerin, dogmaların ve batıl inançların altında kalmış, kalabalık et yığınlarının düşüncelerine ve tercihlerine ne pahasına olursa olsun saygı duymak?
Aslında şöyle oluyor: Halkı cahil bırakacaksın. Televizyonla uyutacaksın. Geleneklerin, dogmaların ve batıl inançların altında ezeceksin.

Sonra da kalabalık et yığınlarının düşüncelerini ve tercihlerini belirleyeceksin. Onları bir yığın olarak şekillendirecek, bölecek, çarpacak, toplayacak ve çıkartacaksın.

Bunu niye yapacaksın? O ayrı bir konu: İktidar mı desem, yoksa hırs mı? Belki de para, bilmiyorum.

Olmazsa mankurtlaştıracaksın. O da şöyle oluyor:
Kafaları traşlanarak deve derisinden yapılmış bir başlık geçirilen insanlar güneşte bırakılırlar. Zamanla kuruyan deve derisi kafaya sıkıca yapışır. Bu arada yeniden uzayan saçlar çıkacak yer bulamazlar ve kafanın içine (beyine) doğru uzarlar.

Hikayede Dönenbay’ın oğlu efendilerine hizmet ederek oku annesinin kalbine atar.

Gelelim bana, ne yazık ki bu et yığınlarından bir parçayım. Mankurt olmadan; televizyonla uyutulmadan; geleneklerin, dogmaların ve batıl inançların altında ezilmeden yani çarpılmadan, bölünmeden, toplanmadan ve çıkartılmadan nasıl yaşarım?

Saftirik bir delikanlı iken saftaronluğuma bir çözüm bulmuşluğum var ama işe yarayacak mı yaramayacak mı öldükten sonra arkamdan söylenenlerle bilebileceğim :)

Saftaronluktan bıkmışlığımın çözümü okumaktı. Şimdi de mankurtlaştırılmamak için yine okumak diyorum. Hatta bir "et yığını" olarak saçlarımı okuya okuya dökersem, kafama geçirilecek olan deve derisi sadece başımı sıkar ama en azından beynime saçlar batmamış olur.

Doğal bir tarama özürlü potansiyelinin farkının da olması lazım, değil mi? Hatta daha az şampuan kullanmak gibi maddi yararlarının yanında böyle bir fayda harika olur.

Not: En iyi küfürüm olarak seçtiğim iki kelime var. Birincisi saftirik ve ikincisi dangalak :)

Not: Mankurtlaşma geçenlerde kaybettiğimiz büyük yazar Cengiz Aytmatov'un ünlü eseri Gün Olur Asra Bedel'den... Ben Cemile'yi çok sevmiştim ama yine de en çok Gün Olur Asra Bedel'i şaheser sayarım.

Hiç yorum yok: