26 Haziran 2008

Yazmıyorsam

Yazmıyorsam bu demek değil ki aklımdan yazılar geçmiyor, hem de beyaz bir gemi ile giden, kuşların eşlik ettiği o uzak ülkeye. Aklım zaten bir tek buna çalışıyor -yarım yamalak-. O da olmasa, geriye kalana dayanmam mümkün olur mu?

Yazmıyorsam, yazamıyorumdur. Yazmak istiyorken yapamamak gibisi... Olamamak, eksik kalmak.

Yoksa geceler beyaz...

Bir tutukluk ki bugüne kadar yakamı bırakmadı. Yazamaz oldum. Dilsiz kalmak gibi söyleyeceğimi söyleyemez oldum. Oysa ki yazmak "alisaglam" idi.

Bugün yazmak için can atıyorum. Ahkam kesmek, ukalalık yapmak istiyorum: Türkiye-Almanya maçını yorumlamak ve maçın hakemini ağzıma alamadığım kelimeler ile dünyanın en kötü hakemi olduğunu, Firefox'u neden sevdiğimi ve hatta son günlerde teknoloji marketlerde kendimi nasıl tutarak bir Asus Eee PC almamak için çaba sarfettiğimi yazmak istiyorum. Hatta uzun süre cep telefonu kullanmamakla övünen kendimle, son günlerde en az iki telefon taşıdığımdan dalga geçmeyi "alisaglam" olmak demek olduğunu...

Hiç yorum yok: