26 Haziran 2008

Satın Alınacak Bir Kitap: Entelektüel: Sürgün Marjinal Yabancı

Edward Said'i aktivist, teorisyen, hoca ve belki de piyanist olarak -haddimi aşarak- tanıtayım. Oysa ki Edward Said'i ne kadar tanıyorum?

Hayatıma ilk olarak Şarkiyatçılık isimli kitabı ile girmişti. Sonraları haberlerde Filistin için yaptıklarını okumuş ve dergilerde de hakkında çıkan ilginç haberleri görmüştüm. 2006'nin son günlerinde de Edward Said anisina Uluslararasi Oryantalizm Sempozyumu'na gitmiştim. Ancak Şarkiyatçılık'tan sonra bir başka kitabını okumayı düşünmemiştim. -Hatta evde Şarkıyatçılık da çıkmadı. Neyse artık kimseye kitap ödünç vermiyorum. Çok iyi ediyorum :)-

Geçenlerde bir Edward Said seçkisi gördüm. Metis Yayıncılık Kış Ruhu ismi ile 2000'de basmış. Satın aldım.

Sonra inanılmaz büyük bir istekle Edward Said okumaya başladım. Hemen tüm kitapları satın almaya niyetlendim ki "Entelektüel: Sürgün Marjinal Yabancı" bir türlü kitaplarımın arasına katılmadı.

En başta birkaç kitapçıda dolaştım, olmadı. Sonra kitapyurdu.com'da var olduğu görünüyordu ve hemen başka kitaplarla sipariş verdim, yine olmadı. Baskısı bitti, diyerek mail atmışlar. Bu sefer kitabı basan Ayrıntı Yayınları'nı aradım. "Kitap elimizde var. Biz ideefixe.com ile çalışıyoruz, oradan alabilirsiniz." dediler. Harika dedim. Hemen yine birkaç kitap ile yeni bir sipariş daha verdim.

Bugün ideefixe'den bir mail geldi:

Aşağıda bilgilerini bulacağınız ürün, yayınevinde baskısı tükendiği için temin edilememiştir. Bu aksaklık için sizden özür dileriz.
İnsan ne hissetmeli?

Hemen Ayrıntı Yayınları'nı aradım. Bu sefer ise elimizde bir tane var, dediler. İadeden geldi. Onu ideefixe'e sizin için ileteceğiz dediler.

Ne olacak acaba? Merak ediyorum.

Birkaç alıntı yapalım.

Önce Metis'in web sitesinden Edward Said hakkında:
Kudüs doğumlu olan Edward W. Said (1935-2003) Kahire Victoria Kolejinde, Massachusetts Mount Hermon School'da ve Princeton ile Harvard Üniversitelerinde eğitim gördü. 1963'ten itibaren Columbia Üniversitesi'nde İngilizce ve karşılaştırmalı edebiyat dersleri verdi. 1974'te Harvard'da Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümünde konuk öğretim üyesi olarak, 1975-76'da Stanford Davranış Bilimleri İleri Araştırmalar Merkezinde burslu araştırmacı olarak, 1979'da da Johns Hopkins Üniversitesinde Beşeri Bilimler Bölümünde konuk öğretim üyesi olarak bulundu. Arab Studies Quarterly'de editörlük yaptı; New York'taki Dış İlişkiler Konseyi, Amerikan Sanatlar Akademisi ve PEN yönetim kurulu üyeliklerini yürüttü. 1976'da Harvard Üniversitesi Bowdoin Ödülünü, 1994'te de Lionel Trilling Ödülünü aldı.

Sonra da Ayrıntı Yayınları'nın Entelektüel: Sürgün Marjinal Yabancı'nın tanıtım sayfasından:
Düşünceyle arası zaten hiçbir zaman hoş olmamış bu topraklarda, düşünceyi ve onu cisimleştiren entelektüeli “terörize ederek etkisizleştirmeyi amaçlayan”, doğrudan doğruya “vatan hainliği” ile damgalayacak kadar pervasızlaşan bir zihniyet iyice egemenliğini kurmuş durumda. Milliyetçi ve dinsel fanatizm kendisinden başkasına düşüncesini ifade bir yana, yaşama hakkı bile tanımıyor. Bu toprakları “sevme hakkı”nı kendi tekeline almak istiyor. Batı’nın İslam anlayışının ikiyüzlü önyargılarına karşı koymasıyla ünlendiği halde, Salman Rushdie’nin ifade özgürlüğünü sonuna kadar savunarak gerçek bir entelektüel tavrı sergileyen Edward Said’in bu önemli kitabının Türkiye bağlamında son derece ayrıştırıcı bir yere oturduğunu düşünüyoruz. Said, entelektüeli öncelikle otorite ve iktidara hizmet etmeyi reddedişiyle, sonra da milliyeti, dini, geleneği ile arasına koyduğu mesafe ile tanımlıyor. “Artık kişinin evinde, kendini evinde hissetmemesi bir ahlâk meselesidir” diyen Adorno’yu yankılayarak entelektüeli metaforik bir sürgün, bir evsizlik konumuna yerleştiriyor. Sürgün içinde yaşadığı toplumun (ve hatta dünyanın) yerlilerinden olmamayı, orada hep tedirgin, rahatsız ve başkalarını da rahatsız eden bir yabancı olmayı içeren bir konum ona göre. Ama geçmişinin, dilinin, milliyetinin sunduğu ucuz kesinliklerin ötesine geçip evrensellik idealinde ısrar eden entelektüel, hep marjinal kalmayı bir yoksunluk olarak değil, bir özgürlük, bir keşif süreci olarak yaşar. Entelektüel, eskiden olduğu gibi, toplumda bir uzlaşma oluşturacak genel simgeleri yaratan biri değil, bu simgeleri sorgulayan, kutsal sayılan gelenek ve değerlerin ikiyüzlülüğünü, ırkçılığını, cinsiyetçiliğini teşhir eden; hiçbir fikir ayrılığına tahammülleri olmayan kutsal metin gardiyanlarıyla mücadeleden çekinmeyen kişidir. Profesyonelleşmenin baskısı giderek artarken, amatör kalıp kamusal alanda yoksullar, yok sayılanlar, güçsüzler adına kendi görüşünü ve tavrını temsil etmekte ısrar eden bireydir entelektüel. Hiçbir kahramana ve siyasi hiçbir tanrıya inanmaz.

Hiç yorum yok: