31 Mart 2008

Tasarlanan ve Beklenen Zaman

Türkiye cumartesini pazara bağlayan gece ile saatlerini altmış dakika ileri alarak yaz saati uygulamasına geçti. Ancak unutulmaması gereken bir grup insan var ki saatleri gerçek zamandan birkaç dakika ileri olmasını tercih edenlerdir. Kendilerini iyi hissetmek için veya geç kalmamak için veya da bilemeyeceğimiz bin bir sebepten dolayı saatlerinin ileri olmasını isterler. Hatta kaç dakika ileri olduğunu da tam olarak bilirler. Saati sorarsanız, söylerler ama benim saatim diye de devam eden bir cümle ile söylerler.

Şöyle bir ayrım yapabiliriz:
  1. Saati tam olarak doğru olanlar.
  2. Saatlerinin ileri olmasını tercih edenler.
  3. Saati geri olanlar: Onlar saatlerini doğru kabul ediyorlar.
Yazıya başladığımda saatlerinin birkaç dakika ileri olmasını isteyenlerin gerçekten de önemli bir tercih yaptığını düşünmüyordum hatta anlamsız geliyordu. Ancak önemsedikleri şeyden dolayı saatleri ileri alarak bir farklılık yaptıklarını düşünmeye başladım.

Biz de saatimizi bir saat ileri almayı tercih edersek, oldukça farklı bir algımız olacaktır. Bir saat sonrasını düşünmemiz gerekir. Belki biraz daha ileri giderek bir gün bir saat sonrasını düşünelim. Yani yirmi beş saat sonrasını...

Benzer durumları düşünmek ile beynimiz iki şekilde cevap verebilir:
  1. Tasarlamak, planlamak
  2. Beklentiler; olma ihtimali olan şeyleri değerlendirmek
Geleceği bilemeyiz ancak olma ihtimali yüksek olan olaylarla tasarlamak veya da planlamak oldukça insancıl bir bakış değil mi?



Crazy person watch

Not: Saatle işi olmayanlar ve saati durmuş olanlar hakkında bir söz söyleyecek değilim.

Hiç yorum yok: