29 Aralık 2007

"Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?"

İkinci soru ile devam ediyorum:

Bloğum için, belli bir konu çerçevesinde düzenli bir şekilde yazı yazmak için farklı çabalara girdiğim oldu ancak bunu bir türlü başaramadım.

Böyle bir niyetin sebebi ise ilgimi çeken belli bir konuda bir birikim yapmak, yeni öğrendiklerimi paylaşmak ve benzer bloglarda neler olduğunu duyurmak idi. Bunun için farklı alan adlarında yazı yazmayı bile düşündüm ama bir türlü istikrar tutturamadım.

Evet, zaman zaman gayrimenkul sektörü ilgimi çekiyor, hatta perakendecilik veya yeni teknolojiler ve hatta global krizler, gelecek senaryoları, eskimeyen romanlar, yeni kitaplar, güzel filmler... Bunların hepsi ilgi alanımın içinde yer alıyor ve bambaşka konularda da yeni şeyler okuyacak ve öğreneceğim.

Bunları paylaşmadan olur mu?

Bir başka mesele daha var aslında. İnsan anlatmak istiyor; yaptığı bir hatayı, hatıraları hiç silinmesin istediği bir günü veya da ölüm anında söylemek istediklerini...

Bunlardan dolayı "içimden geldiği gibi" yazıyorum. Hem ayrıca hiç unutulmaması gereken şiir meselesi de var. Mesela Ahmet Haşim'den:
"Şairdir şiiri anlatan
Şairdir seni tanıyan
Şairdir duyguları yaşayan
Şairdir size bakan"

Hiç yorum yok: