Sorularım:
Gerçekten harika sorular :) Bunların her biri için ayrı ayrı yazılar yazarak cevap vermek niyetine girdim. Bunun biraz zaman alacağını da baştan söylemeliyim. Ayrıca blog yazmak konusunda yeni bir başlangıç yapma hazırlığı içinde olduğumdan, uzun uzun cevap vermenin daha iyi olacağına inanıyorum.
- Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
- Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
- Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
- Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
- Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Daha önce "Blog! Ali Sağlam" başlığı altında yazdığım tüm yazıları bir araya getirme niyetini burada belirtmiş ancak tam anlamı ile bunu yerine getirememiştim. Sonradan teker teker ilave etmeyi düşünmüş ve birkaç deneme yaptıktan sonra bunun teknik bir problem oluşturduğunu anlamıştım. Problemin sebebi ise eski yazıları ilave edince, RSS beslemesinin bunu yeni olarak göstermesi idi. Elbette böyle olması gerekiyor ancak benim durumum için doğru olmadığını düşünüyorum. Eski arşivimi istiyorum ama o yazıların yeni olarak görülmemesini de tercih ediyordum.
Ve...
Eski yazıları buradan yine kaldırdım. Biliyorum bunu çok yaptım :( Ancak her seferinde içsel bir nedenim vardı. Bu bazen yeni bir başlangıç yapma isteği olurken, bazen de eskiliklerden hoşlanmamaya başlamam idi. Garip ama ben böyle bir adamım. Hepimiz öleceğiz ve zaman su gibi akıp geçiyor.Galiba içimde bir yanardağ taşıyorum ve bunun kimseye zarar vermeden püskürmesi için kendimi dizginlemeye çabalıyorum. Yazı yazmayı seviyorum ve bir önceki cümlenin beni ne kadar anlattığını bilmiyorum.
Mim dalgasının sorularını cevaplamadan önce Zafer Karkac'a teşekkür eder ve cevap verme fırsatı bulursa mutluluk duyacağım Otobuste bloğunun kaptanı Ned Dorsey'i mimlerim :))
Not: "Blogun Hayatımızdaki Yeri" yerine "Bloğun Hayatımızdaki Yeri"ni tercih ediyorum. Artık blog kelimesinin Türkçe olduğunu düşünüyorum.
4 yorum:
aba, mim sorularını beğendiğiniz için teşekkür ederim. Baksanıza blogunuza yazacak 5 konuyu size farketmeden de olsa vermiş oldum.
Türkçe kelime mevzusuna gelirsek, inanın bilişim sözcüklerinin Türkçe olanlarının kullanılmasına sonuna kadar destek veriyorum. Bunu blogumdaki yazılarımdan açıkça görebilirsiniz. Ancak blog kelimesini Türkçe yapmak yanlış olur. Her ne kadar yerleşmiş bir kelime olsa da dilimizdeki yabancı kelimelerin sayısını arttırmanın bence bir yararı yok. Eğer web günlüğü derseniz orda size bir şey diyemem (:
Galiba şöyle olmalı idi: Bloğu Türkçe söyleyiş ile yazmak... Hem "web" kelimesi ciddi bir başka sorun taşıyor.
Teşekkür ederim ve bir şeyi de hatırlatmak isterim ki ben yazacak konu sıkıntısı çekmiyorum. Böyle yazmak "içimden geldi" :)
Şimdi farkettim, ilk yorumumun başındaki "aba" eksik kalmış. Aslında "merhaba" demek istemiştim. Blogger'da yorum kutusuna mesaj yazarken eğer sayfa tam yüklenmediyse böyle sıfırlanma oluyor.
Konu sıkıntısını gelirsek, galiba beni yanlış anlamışsınız. Ben ekstradan yazacak 5 konunuz oldu demek istemiştim. Umarım yanlış anlaşılma açıklığa kavuşmuştur ;-)
Teşekkür ederim :)
Yorum Gönder