30 Kasım 2007

Gece Rüyama Girdi

Kafamda olan, dert ettiğim bazı şeyler, ister istemez geceleri rüyalarıma giriyor. Bu halden pek rahatsız olduğumu söyleyemem. Hatta hoşuma bile gidiyor :)

Geçen gece rüyamda bloğa yazı yazdığımı gördüm. Kaç gündür yazı yazmak için fırsatları değerlendiremeyince, kendimce çok normal bir durum gerçekleşmiş oldu :)

Anlatacak yine çok şey var ama hangisinden başlamalı bilmiyorum. Kısaca listelemek gerekirse:
  • "Tatlı bi'telaş" içindeyim ve bunun için alışveriş yapmanın ne kadar zor olduğunu öğrendim
  • Kendime ait bir şirket kurma hazırlıklarına başladım. Bunu iki sene önce yapmam gerekiyordu ancak şimdi cesaretimi toplayabildim.
  • Evde kapıları boya yapıyorum ve bu konuda her geçen gün büyük bir ustalık kazandığımı düşünüyorum ve hatta kapı boyamanın sanat olarak da yapılabileceğini ciddi olarak inanmaya başladım :)
  • Fuardan sonra da yeni kitaplar aldım ve geceleri okumaya çalışıyorum
  • Kitap satışı yapan siteler ile kargo veya da kurye şirketlerinin birleşmesi sonucu en azından İstanbul'da internetten kitap satın almanın tadına doyabileceğimi düşünüyorum. Yoksa bugünkü durum devam ettiği sürece kitap satın almak için kitapçılar gibisi yok :(
İşte böyle; hayat işte, elimizde olmadan akıp gidiyor...

12 Kasım 2007

Bir Resim Sergisi

Dün öğleden sonra, havanın bozuk olması ile gökyüzünde mavi ile gri arasındaki tonlarda, birbirine geçmiş olan bulutların şöleni vardı. Birçok insan dün bunun farkına varmış olabilir ancak bakmak görmeyi sağlamıyor.

Dün ayrıca, bir kültür merkezinde olan resim sergisindeki eserlere uzaktan şöyle bir baktıktan sonra, bunlarda iş yok dedim. Sonra yakından da inceledim ve resimlerin kötü olduğuna dair fikrim iyice yerleşti. Oysa ki derin bir resim bilgim de yoktur. Belki de bunların sanatsal değerlerini anlayamadım!

Bulutları izlerken büyülenmiş gibi bakan gözüm, o resimlere pek rağbet etmedi. Neden?

  • Bir ilçe belediyesinin kültür merkezinde, iyi şeyler bulmanın olasalığını düşük olması
  • İyi bir sanatçının eserlerinden bir sergi olmuş olsa idi seçimler yaklaşırken tantanalı bir şekilde duyurulacak olması
  • İlginin az olmasından değersiz olduklarını düşünmüş olmam gibi ön yargılarım mı, görmeme engel oldu?
Yoksa cidden berbat bir sergi mi idi? Bilmiyorum ve bilmek istiyorum.

07 Kasım 2007

El Yazım

İlkokula başladığım zamanlarda güzel yazı dersi, sadece bir ders olarak vardı. Şöyle yaz, böyle yazdan bir adım uzağa gitmiyordu. Belki benden kaynaklanan, belki de eğitim programının bir sonucu olarak defterlerimi el yazısı ile tutmuyordum. Her harfi ayrı ayrı yazmanın bir sonucu olarak da hızlı yazmam gerektiğinde harflerimin şekilleri bozuluyordu.

Bugün bile aynı derdi yaşıyorum ve beni rahatsız ediyor.

Yanılmıyorsam Munir Arıkan'ın bir kitabında, Vimala Alfabesi ile ilgili bir bölüm okumuştum. O günlerde nasıl bir şey olduğunu nette aramış ve güzel bulmuştum. Kitap fuarında da Elma Yayınları standında Vimala Rodgers'in El Yazınız Hayatınızı Değiştirebilir isimli kitabını görünce, hiç düşünmeden satın aldım.

Niyetim sadece yazımı güzelleştirmek; hayatımı değiştirir mi bilmiyorum :)

05 Kasım 2007

Kitap Fuarının Ardından

Tüyap'ın düzenlediği kitap fuarı dün bitti. Sanki eski yıllarda daha bir güzeldi. İlginç! Belki de sadece benden kaynaklanan bir izlenimdir.

Sadece fuar vesilesi ile bulabildiğim MESS kitapları çoğunlukta olmak üzere, yine çok kitap aldım. Geçen sene aldıklarımın toplu bir fotoğrafını çekmiş ve burada paylaşmıştım ancak bu yıl böyle bir şey yapmayacağım:) Çünkü aldığım her bir kitabı yazı konusu yapabilirim. Okumak için heyecanlanıyorum...

02 Kasım 2007

Annemin Çocukluğundan Bir Tat: Lokum Kıstırması

Daha önce Kiss the Girls'ü izlediğimi hatırlamıyorum. Ancak yıllar önce Sami'nin bahsettiğini ve beğendiğini biliyorum.

Annem geçenlerde İstanbul'a geldiğinde -evde de televizyon bulundurmadığımdan dolayı- birlikte izleme şansı bulduk. Annemle bir gece önce başka bir filmi ancak yarısına kadar izleyebilmiştik. Hoşlanmamıştı ve sıkılınca bırakmıştı.

Kiss the Girls'i izlediğimiz akşam, çay yapmaya karar verdik. Hali ile de yanında ne istediğini sordum. Birkaç akşam evvel de benzer bir sorumun cevabı olarak söylediği lokum isteğini dile getirdi. Hemen dışarı çıktım ve eve lokumlar ile geldim.

Birlikte çay içerek, lokumları bisküvi arasına sıkıştırarak filmi tamamladık. Filmi çok beğendi...

Annem iki bisküvi arasına, bir sade lokumu kıstırarak yemeği seviyor. Bu her gün yenilecek bir şey değil: Sadece eski günleri anmak istediğinde; güzel geçmiş günleri hatırladığında; o günlerden bir tat araması...

Belki yıllar sonra, böyle bir arzu ile Ülker Dido, Magnum Essence Dark, Eti Finger... arayacağım.

01 Kasım 2007

"Dün Gece Düşündüm de..."

Barış Manço'nun bir şarkı sözü şöyle idi:
"Dün gece düşündüm de, renkler olmasaydı
Yaşanmazdı bu dünyada"
Ben gece değil de, dün gündüz vakti, neden yine eskisi gibi her gün yazmıyorum diye, içlendim kendi kendime.

Ne güzeldi o heyecan! Bir terane tutturup, ardından da bizim çocuklar bir tepki verecek mi diye, sabırsızlıkla beklemek...

Dün bunları düşündüm bir ara. Sonra bugün yapacağım iş görüşmesi aklımı yine kemirmeye başladı. Galiba yine gece uyuyamayacağım, dedim sessizce; uyuyamadım da.

Böyle işte; insanoğlu garip varlık.

Az önce aklıma yine Barış Manço'nun o şarkı sözü geldi de buldum sonra. Yazmak önemli, dedim bir sessizlik içinde... Yazmak önemli.