16 Temmuz 2007

Kırklareli

Bu akşam dostum Aykut'un beni almaya gelmesi ile, Aydın'a da yanımıza alarak İstanbul'a döndük. Beni yakından tanıyanlar bilirler ki İstanbul'dan uzak durmayı sevmeyenlerdenim. Bu sefer oldukça uzun bir süre -yaklaşık iki hafta- İstanbul'dan ayrı kaldım. Aslında gittiğim yer ailemin yanı idi ve bir zamanlar Kırklareli'nde yaşamayı bile düşünmüş bir adamım, ancak hatadan tez zamanda dönerek yine buralarda karar kılmıştım :)

Bu İstanbul'da bir şeyler var ki beni bırakmıyor :)

Kırklareli'nden bol malzeme ile de döndüğümü söylemeliyim. Yakın bir zamanda yazar mıyım bilmem ancak politikadan, arılar alemine kadar farklı ve ilginç hikayelerim var. Bazılarını parti adı vermeden seçimlerden sonra yazacağım ancak kim nasıl düşünürse düşünsün ben yine de geçersiz oy kullanmakta kararlıyım. Kaç seçim daha bunu yaparım bilmiyorum ama bazen şaka ile karışık, politikaya girince oy kullanacağımı söylediğim bile oldu :) Arılar alemi ise bambaşka bir konu...

Eve dönmek, benim için ayrıca internet de demek. Kırklareli'nde apartmanda kablosuz ağları gördükçe canım gitse de, ben GPRS ve TTNET'in eski çevirmeli ağ bağlantısı ile idare ettim. İdare ettim demek tam olarak doğru değil aslında. TTNET'in abonelik gerektirmeyen eski 146'sı, yeni 2003146'sı süründürdü.

Meğerse eskiden nasıl da yavaş bir bağlantımız varmış. Sami Fransa'dan bizim hala bir megabit ile bağlanmamızı tuhaf karşılasa da, ben ADSL'den çok çok memnunum. Elbette Sami gibi altı, on veya da yirmi dört megabitlerden bahsedemiyorum ama yine de çevirmeli ağ ile 56 kilobit ile bağlanınca bir megabit'e sükrediyorum :(

GPRS konusu da ayrı bir durum aslında. Hız iyi ve gün içinde rahat bir biçimde maillerimi okudum ve yanıtladım. Hatta birçok bloğu bugün ne yazmışlar diyerek bakmadan da duramadım :) Ancak yine de bedeli ağır olmaması için imajları görüntülemedim :(

Bu geçen iki haftanın özüne gelirsek, güzeldi. İstanbul'dan uzakta geçmesine rağmen...

Not: Aykut'a buradan teşekkürü bir borç bilirim. Umarım ki bizim oraları beğenmiştir :)

Not: Elbette ayrı bir teşekkür Taner, Aykut, Sayit ve Özcan'a... Kardeşimin mutlu gününde beni yalnız bırakmadılar.

Not: Bugün mübarek üç aylar başlıyor.

Hiç yorum yok: