12 Haziran 2007

Futbol Heyecanım

Babamdan miras aldığım bir heyecan idi.

Tuttuğum takımın futbolcusunun gol pozisyonunda olması ile elimde olmadan yerimden fırlamamı ve ayakta izlemeye devam etmemi sağlıyordu.

Bir an için müthiş bir adrenalin seviyesine ulaşıyordum. Kontrolsüz davranışlardan hoşlanmasam da buna engel olamıyordum. Sonrasında kaçan gollere küfür etmiyordum ama yine de saçma yorumlar yapıyordum.

Ben bir futbol takımı tutuyordum ve oynanan oyunu taraflı olarak yorumluyordum. Hakemin aleyhimize doğru karar vermesi, benzer bir faul pozisyonunda diğer takım oyuncusunun haklı olması veya da saha içine atılan bir şeyde önemli olan gerçek veya da doğru olan değildi.

Sadece kazanmak önemli idi; ne olursa olsun kazanmak; nasıl olursa olsun kazanmak.


Şampiyonlukla birlikte 1996'dan sonra takım tutmadığı söyler oldum. Bu pek kolay bir şey değildi. Hem çevremi inandırmak konusunda hem de galibiyetlerde gizli gizli hissettiğim heyecanlardan dolayı...

Yavaş yavaş azaldı. Bugün nerede ise kalmadığını bile söyleyebilirim.

Hiç yorum yok: