23 Mayıs 2007

Mezar Taşı

Konuya nasıl başladığını hatırlamıyorum. O gün, özünde galiba şöyle birşeyler söylemişti: "Ölüm ilanımın çok özel olmasını istiyorum" ve eklemişti "Benim çok ilginç bir hobim var; ölüm ilanlarını takip ederim."

Galiba hayatta yaptıkları ile anılmak ve asla unutulmamak istiyordu. Başarılı bir kariyer ile bunu sağlayacağını düşünmüş olabilir. Belki de bir anne olarak çocukları ile anılmayı umut ediyordu.

Bilmiyorum ama o an böyle bir konuşma hiç hoşuma gitmediğinden konuyu değiştirmiştim. Oysa ki yapılması gereken -bana vazife olmamasına rağmen- iyice deşmek ve meseleyi ortaya çıkarmaktı.

Bir başka boyut için, Abdülhak Şinasi Hisar'ın "Fahim Bey ve Biz" isimli romanının ilk bölümü olan "Bir Ölüm Haberi" okunmaya değer. Fahim Bey'in ölümü üzerine gazetede "Hazin Bir Vefat" başlığı altında bir fıkra çıkar. Ancak ertesi gün, Fahim Bey için yazılan "eski maslahatgüzarlarımızdan" olmadığını belirmek için bir tekzip yayınlanır. Halbuki birkaç gün bile olsa bu işi yapmıştır.

Zavallılar! Kim bilir, haklı veya haksız böyle tekzipler karşısında ne kadar müteessir olurlar! Ya biçare Fahim Bey! Kendi kendime "O eğer ölmemiş olsaydı, belki bu tekzip yüreğine iner, bu vaka karşısında ölürdü!" dedim.

Önemli olan iyi hatırlanmak, anılmak, unutulmamak.

Bunları başaramamışlar için mezar taşları bir süre vazifeyi yerine getiriyor. Bugün hafif.org'ta "Mezar Taşınızı Şimdiden Hazırlayın" başlığını görünce, Tombstone Generator ile kendime bir mezar taşı hazırladım.

İnsan kendini pek iyi hissetmiyor :(

Dürüstçe söylemek gerekirse Azrail vazifesini yapmadan bir parça hayalim var: Çok sevmiş, çok sevilmiş olmak; yazmış, başarılı olmak; hayallerini gerçekleştirmiş; bir baba, bir dede olarak yaşamı tamamlamak (amin)...

Hiç yorum yok: