28 Mayıs 2007

Koltukta Uyuya Kalmak

Gece film izlerken yine koltukta uyuya kalmışım. Gecenin üçünde, üşümüş bir halde, başım ağrıyorken kalktım. Son zamanlarda, daha doğru nerede ise her yaz bunu yapıyorum. Ne çok seviyorum bu koltuğu...

Hafta sonunda ise bizim çocuklarla iki defa sinemaya gittik. İlki Karayip Korsanları Dünyanın Sonu süperdi. Çok eğlendim. Diğeri ise uzun zamandır beklediğim bir David Fincher filmi olan Zodiac idi.

Filmler hakkında okumadan, kim çevirmiş olduğuna bakmadan mı izlemeli bilmiyorum ama Zodiac beklediğim gibi değildi. Fincher'in Panic Room iyi idi; The Game harika idi; Se7en ise kusursuzdu ama bu... çok uzun ve hikaye anlatımı olarak pek eğlenceli değildi.

Bir pazar gününde, en azından bir piknik alanında, kuş sesleri eşliğinde, sabah erkenden uyanıp marketten satın aldığınız domates, biber, salatalık, peynir ve belki de biraz şansınız varsa çay eşliğinde sevdiklerinizle olmak yerine eğer film izlemeyi düşünüyorsanız Zodiac doğru bir tercih olmayacaktır.


Karayip Korsanları ise tercih meselesi edilebilir. Ancak unutmamak lazım ki her yaştan izleyicisi bulunan böyle büyük bir filmi, Hollywood bazı özel şeyleri işlemekten geri durmayacaktır. Bunlardan biri de iş için her şeyi yapabileceğimiz. Yine şöyle bir söz vardı: "Kişisel değil; sadece iş!" Kaç filmde, kaç dizide duyduğumu hatırlamıyorum ama gereğinden fazla olduğu kanısındayım.

Pazartesi sabahı, yine de piknik mi, Karayip Korsanları mı diye sorarsanız; ben gündüz sessiz bir piknik, akşama da sinema derim.

Hem Elizabeth kimi seçecek? Kaptan Jack Sparrow mu, yoksa William Turner mı?



Hiç yorum yok: