14 Mayıs 2007

Danışma Kurulu

Canım çok sıkılmıştı ve o an bir daha blog tutmamayı düşündüm. Sonra bir süre ara vereyim dedim. Hatta tekrar yazmaya başlamak için bir tarih bile belirlemiştim. Ama dayanamadım; 1 Haziran'ı beklemeden tekrar yazmaya başladım.

Meğerse yazmak ne büyük bir ihtiyaçmış.

Bu süre zarfında da kafamda birkaç iyi fikir de gelişti.

Daha önce kısa kısa yazmaya çok özen gösteriyordum. Bunun bazı dezavantajları vardı ki beni çok rahatsız ediyordu. Bir söz söylüyordum ancak bu sadece o an kafamda olan biten için geçerli idi. Bir süre sonra yazıya ilaveler yapılması gerekiyordu. Ancak bunu da yapmıyordum.

Bu konuya bir çözüm buldum. Blog için geçmiş zamanlardan veya da hayal dünyasından bir danışmanlar kurulu toplamaya karar verdim :) Konuyu zamanla daha da detaylandırmak için sadece yorumları ile katılacak bu yüksek şahsiyetler ile blog renklenmeye başlayacak.

İlk kurul 10 üyeden oluşuyor: Casanova, Dimne, Don Quijote, Kelile, Machiavelli, Melek, Miyamoto Musashi, Sanco Panza, Sun Tzu, Şeytan...

Zamanla bazılarının sesi soluğu duyulmaz olabilir ama onları unuttuğumdan dolayı asla değildir. Sadece daha kalabalık bir kurulda söz söyleme sırasının daha geç gelmesindendir. Farkındayım bazıları da hiç susmayacaktır.

Bana hitap şekillerinin de farklılık göstermesini bekliyorum. "Evladım" diye hitap etmelerinden, "Efendim"e kadar...

Kurulda Şeytan ve Melek'te bulunuyor. Bu konuda kısaca şunu söyleyebilirim. Şeytan'ın danışmanlığı nefsim ile ilgili olacaktır. Nefsimin danışmanlığı ancak Şeytan'ın ki ile bir olabilirdi. Melek ise sadece kutsal kitaplardan söz söyleyecek. Bu daha çok Kur'an-ı Kerim'den olacaktır.

Machiavelli ve Casanova'da pek sevilmezler ama benim için önemliler. "Prens" kabul etsek veya da etmesekte, tarihte etkili olmuş kitapların üst sıralarında yer alır. Ve Casanova'dan daha büyük bir imaj danışma da düşünemiyorum. Yaşadıklarını en güzel şekilde anlatmayı bilen kaç kiş var ki...

Kelile ve Dimne ise iki tatlı çakal. Ben onları çok sevdiğimden kurula davet ettim. Umarim ki fazlaca haylazlık yapmazlar. Elbette Beydeba daha büyük bir danışman olurdu ama ben Kelile ve Dimne ile çok iyi anlaşacağımı düşünüyorum.

Sun Tzu için söz söylemeye gerek yok. Yazdıklarını her işe uyarlıyorlar. Miyamoto Musashi'yi ise Beş Çember Kitabı ile öğrenmiştim. Olağanüstü bir savaşcıdan faydalanmak lazım.

Don Quijote ve Sanco Panza'yı da anlatmaya gerek yok.

Kurul bundan böyle yorumları bir miktar arttıracaktır ama yine de değerli olanlar blog yazarlarının bıraktıklarıdır.

Hiç yorum yok: