30 Kasım 2005

Hayali Daha Mı Güzeldi?

Askerde iken neden bilmem, sahilde oturmayı ve şöyle boş boş etrafı seyretmeyi, ne kadar da çok arzu ediyordum. Arkadaşlarla akşamları yürüdüğümüz sahili hatırlar, çarşıyı her çıktığımda internet kafede Google Earth ile inceler, inceler ve sonra yine incelerdim.

Bugün işlerimi bitirdikten sonra sahile inmeye karar verdim. İnerken de yoldan Aralık 2005, "Bilim ve Teknik Dergisi"ni aldım. Temiz bir bank bulup, dergiyi karıştırmaya başladım.

Sonra...

Ne bileyim, hayalimde daha güzeldi. Orada oturmaktan; elimde dergi de olsa yalnız ve boş boş oturmaktan, hiç hoşlanmadım. Yarım saat içinde döndüm.

Hava inanılmaz güzel! Mis gibi kokuyor sokaklar. Hatta İstanbul bu kadar güzel kokmaz ama bugün temiz kokuyor. Sahilde de güzel bir koku vardı. Ne balık kokuyordu ne de bir baska kötü koku.

...ama sahil hayalimde daha güzeldi!

Dün Hakkında Özet

Dün kötü bir gündü. Bütün gün bir gelmeyen telefonu beklemek zorunda kaldım. Telefon açacak olan kişi ise tek bir cümle söyleyecekti. Açmadı... Ama birazdan dışarı çıkıp bir görüşme yapacağım. Araması gereken kişi geleceğimi büyük ihtimalle beklemiyor. Gereksiz yere benim bütün günümü bağlamanın görüşmesi ilginç olacak.

Ben de bütün gün film izledim, okumadan bir sürü kitabı karıştırdım.

Azınlık Raporu kaliteli ve güzel bir film. Belki başrolünde Tom Cruise yerine başka bir aktör oynasa daha da iyi olurdu. Tom Cruise böyle güzel bir film içinde çok popüler(başka bir kelime bulmalı) bir isim. Bu filmin Tom Cruise'a ihtiyaçı yok.

Filmde özellikle John Anderton'in precog ile alışveriş merkezinden kaçış sahnesi var ki matematiksel bir güzelliğe sahipti.

Filmlerden açılmışken "Liderlik Dersleri" kitabı çerçevesinde ben de bir şeyler yazmak istiyorum. Kitap MediaCat tarafından basılmış. İki ayrı kitap olarak yazılmış.

Büyük Filmlerden Liderlik Dersleri
Klasiklerden Liderlik Dersleri

Çok iyi bir inceleme olmuş.

Benim incelemem planım ise:
İlk film: K19. Harrison Ford'un başrolünde oynadığı film, güzel bir liderlik dersi olabilir. İlk roman ise mutlaka okunması gereken bir başyapıt: Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü". Hayri İrdal da benim kahramanım. Onun kahramanı ise Halit Ayarcı. :)

"Saatleri Ayarlama Enstitüsü" bir başyapıt adlandırması doğru kabul görmeye bilir. Tanpınar'ın en çok okunan ve belki de en çok tartışılan romanı "Huzur". Benim için böyle değil. Başka bir çağda mı yaşıyorum acaba.

Ve hediye meselesi. Şimdi dışarı çıkıp kargoya vereceğim. Kaç gündür İsmail ve Fatih'in hediyelerini gönderecektim olmadı. Şimdi .... çıkıyorum.

Akşama da Taner'lerde DVD keyfi var. Boza mı içsek acaba...

İnşaallah bugün güzel bir gün olacak. "Benim umudum var; Benim umudum."

28 Kasım 2005

Fon Müziği

Sokağa çıkınca çalan fon müziğim Indiana Jones idi. İki ihtimalli bir gezi planlıyordum. Ya fon müziği ile uygun Sanat Tarihi Semineri ya da Felsefe Söyleşisi.

Ne yapsam ne etsem derken İstiklal'de yürümeye başlamışım. Kulaklıklardan gelen müzik: Gülyabani, Aylin Aslım.

-Ali! Ali!
-A! Merhaba.
-Yine mi felsefe söyleşisine..
-Boşver.

O da ne! Bir matematik, bir ingilizce ve bir de felsefe öğretmeni güzel günün keyfini çıkarmışlar ve geri dönüyorlar.

Güzel bir gün, kaliteli bir felsefe söyleşisi ile geceye doğru aktı.

Eve dönüp bunları yazmak kaldı. Bir de Felsefenin fon müziğinin ne olması gerektiği?

Tamam, Onun Adı: Dr Jones

-Indiana Jones
-Hey! Dr Jones demelisin. Onun adı: Dr Jones.

Not: "Indiana Jones 4" yolda...

Bugün Yolda Ne Dinlenir

Tabii ki Indiana Jones Film Müziği fon olacaktır...

ama galiba Aylin Aslım'in albümü ile sokaklar daha hoş (Aylin gibi) olacaktır.

Dışarısı Çok Güzel

İstanbul Kasım’in en güzel gününü mü yaşıyor bilmem ama hava çok güzel!

Bugün veya bu hafta evde oturmak yok! Bilgisayardan ayrılmanın zamanı geldi. Bugün gezme tozma zamanı…

Geçen hafta bir tek dün dışarıda idim. Bilgisayarın başında birşeyler yapma telaşı ile bir hafta böylece geçip gitti; Gözlerimin ağrısı ile bol bol çay içerek.